Güzellik bize gereken ilaç
Hisset kendini, senin bu gün, bu aşk
Yakınlaşmalı her açan güle
Bir düş kurmalı özgürce
Dön bir bak ne bıraktın ardında
Kör olduk para, güç uğruna
Gel rüzgar ol, ek bir fırtına
Er ya da geç varıyorsun farkına
Yürek ısınmalı her gülücükte
Kucaklaşmalı kardeşçe
Yakınlaşmalı her açan güle
Bir düş kurmalı özgürce
Elin yüzün kan ter içinde
Gel, soluklan, ömür bir hasret
Bize kader yok
Yangın yeri şimdi bu ülke
Sensin iÅŸte su da ateÅŸ de
Cehennem yok
Gel hadi, dokun güzelliğe
Sevmeyi öğrenmeli
Gel hadi, dokun özgürlüğe
Bilmeli hissetmeyi
Güzellik ört bizi..
Gel ÅŸimdi birleÅŸme vakti
Özledim çığ gibi
Sensin güzellikler öznesi
Sevincin evreni
Kırılmış oklar
Kaygısızca yataklarında
Tut beni kendimden korkarsam
Düşersem yakala
Sar beni kabuslar görürsem
Al beni uykuna
Yalancı herkes
İçerde aşk yok
Dışarda dünya
Kırılmış oklar
Kaygısızca yataklarında
Usulca gelmeli gerçek aşk
Derin bir fısıltı gibi
EÄŸer ki bu yitik zamanda
Cennetler çiçeklenir, sendendir…
Yanılsamalar alla pulla bana
Renkli hayat
Bana hayalimi sat
Oynat herkesi de ateÅŸini al
Bu bomba elde patlar
VahÅŸi piyasa
Acıya tuz ve para
Şu kalpağı da tak
Önce içini boşalt
Yarın rüzgarlar nerden esecek?
Åžimdi ver afyonu halka
Diretme, olmaz bu elbise bana
Makinen deÄŸilim ki ben senin
İmajın değilim ki ben senin
Soytarın değilim ki ben senin
Gözyaşını sat, suya sabuna dokunma
Bu düzen yağmacı, kimi kraldan da kralcı
Aman dikkat et, sponsor kızar
Son şarkın ne marka
Diretme, olmaz bu elbise bana
Gazeten deÄŸilim ki ben senin
Kanalın değilim ki ben senin
Yalakan deÄŸilim ki ben senin..
Sükut-u hayal sonunda hep elde kalan
Yanımda olsan da uzanıp tenine dokunsam
Yeni baÅŸlayan, hep bilip de uymayan
Koca ÅŸehir duymaz
Bir tek sen ve bir de kahkahan
Gerisi sükut-u hayal
Apayrı yollarda, kırılgan, sırça zamanda
BambaÅŸka sesler
Gülücükler, geyikler zorlama
Kilitli düşler, korkulu beyaz yalanlar
Kaygılı mektuplar
Kim bilir belki sendin avrupa
Gerisi sükut-u hayal
Derin bir uykunda, usulca girmişken rüyana
Tut beni bırakma
Sabaha ansızın kapında
Sakın ha şaşırma, sus, bunu sır gibi sakla
Çünkü çok uzakta
İstanbul sükut-u hayal…
Kolları var zamanın
BaÄŸlayan seni
Hüzün görmüş yüzün
Bu sen miydin, hiç miydi dün?
Köprülerin altından
Bin yıllar geçer
Bize her batında beşiz
Durur, yalnızca bekleriz
Ailen ve gailen
Ve paramız güvencede
Nerdesin dünyayı kurtaran adam?
Nedir çözüm? karardı gecem, gündüzüm..
Fatih’in fedaisi belleğimizde
Sular yine çekilse
Köroğlu’nun ta kendisi..
Solar bir karanlıkta
Eskir her film bir gün
Kahramansız kalır
Tüm bir ülke..
Ben senin o gök mavi
Gülümsemene kandım
Bunca sevgili varken
İhanetine daldım
Belki hep seni sevmiÅŸim
Sen hep ona gitmiÅŸin
Lanet etme, çıkar yok
Bütün gece benimdin
Bilirsin neden
Dokunulmaza raÄŸbet
Bugünler geçer
AÅŸk bize de dans eder
Gecelerin de bedeli var
Gün doğunca ödersin
Simdi kalbinde bir delik var
Belki yine gelirsin…
Bana adımı sorma
Fırtınanın adı olmaz
Çoğalırım fısıltıda
Kimse farkına varmaz
Bana memleket sorma
Tüm bir evren yurt bana
Kabına sığmaz aşkım
Kentler, ülkeler aşar
Bir daha ışıklar getir bana
Yalnızca bizim aşkımızla dönecek bu koskoca dünya
Bir daha sevinçler getir bana
Yalnızca bizim coşkumuz kalacak her zaman ayakta
Bana yaşımı sorma
Ölmem ki ben nasılsa
Söken her yeni şafakta
Doğarım sonsuzluğa
Kimseye görünmeyen
Bir kokuyum çiçeklerden
Karışırım bulutlara
Yükselip yeryüzünden…